Sabah sabah bi kahve koyup, içsem ya! Şimdi böğürtleni düşünmek neden?
Makul değil ama:
Ben bu sabah –böğürtlen demek neden zor- diyerek uyanıyorum.
Bazen böyle oluyor bana; aklımın toplumsal çıkmazlar arasında sıkıştığı zamanlarda.
Meşgul beynim, kendini bir ıssız kumsala atıyor, kurtulmak için. Bir bakmışım ki, elma da, bulut da, yol da, böğürtlendeyim. Bi bırakınca düşünceleri kendi haline... Bi bakmışsınız belki su-dasınız. Gerçi , su-da olmak ne güzel olurdu. Üzerinde yürüyebilen canlıları hayal ediyorum da...
Aman dağıldım yine bakın. Düşüncelerime sahip oluyorum. Onları kaçtıkları ıssız koylardan topyalıp, şu an oturduğum sandalyeye döndürüyorum. Tam da olması gerektiği gibi...
Günaydın size.. Günaydın.. Kırmızılı böğürtlenler gibi gün aydın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder