Çarşamba, Eylül 5

Eylül altı















Şimdi yazıların rengi silinecek. 
Sonbahardan.
Şimdi gökyüzünün rengi silinecek. 
Sonbahardan. 
Şimdi ruhların rengi silinecek. O da sonbahardan. 

Bahar rüzgarı anıları sana doğru sertçe püskürtecek.
Savruk bir aldatış gelecek aklına.
Yağmurlanmış sokaklarda yürürken üşüyeceksin. 
Belki de o ürpertiyle eski bir korkun canlanacak aniden. 

Her kafadan başka bir cümle sessizce akacak mazgallardan:

"Sevgimi bir ineğin buzağasını sakladığı gibi saklamıştım"
"Kırıp dökerken kalbini, ben de parçalandım"
"Neden sevmek istemedin beni"
"Gel deseydin gelirdim ki"
"Beni aldatırken onunla öpüşmüş müydün"
"Boşandık da, mutlu mu olduk sanki"
"Ne arabesk şarkılar dinlemiştim"

Dirilen korkularınla yüzleşeceksin güç bela.


Başka bir yüze dokunurken bilmeden elin titreyecek bu sonbaharda.
Belki üşüdüğün için daha bir sıkı sarılacaksın.
Belki de eski acıların bıçak olacak, yeni sevgilini kesecek. 

Ahh!

Şimdi bu sonbaharla ne yapmalı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder