Portakalı soydum, başucuma koydum, ben bir yalan uydurdum, duma duma dum!
Yalan mı?
Kim söylemiş?
Aman Tanrım.
"Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar" derler. Ya siz yalandan mı, yoksa yılandan mı daha çok korkarsınız?
Ben yılandan daha çok korkanlardanım.
Canlı bir yılanı sadece bir kez cam bir fanusta görmüştüm.
Yalanlardan tam da bu yüzden korkmuyorum aslında; alıştırılmış olduğum için işte.
Ne var ki?
Duyuyorsun, geçiyor gidiyor...
Bir de aynada söylenen yalanlar var. İnsanın kendisine söylediği yalanlar ciddi bir inandırıcılığa sahip. Bu yüzde de tehlikeli.
***
İnsan... Ah bu insan! Kendi uydurduğuna inanacak hali yok ya.
Tüh ya.
Bu yalanı kabulenmesi mümkün de değil ya.
***
Kendinizi aldattığınızı nasıl anlarsınız?
Zihinlerinizi nasıl aydınlatırsınız?
***
Ben.
Çoğunlukla gerçekleri kör kuyulara atarım.
Oyunlar oynarım...
Portakalı başucumda saklar, kuruturum.
Severim yalanımı, çok severim.
Ya sen?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder